İleride birçoğumuz öğretmen olmayı planlıyor bu yüzden de bu ikinci derste öğretmenliğin önemli bir ölçüde ayrıntıda gizli olduğunu farkkettim. Belki benim gözlemlediğim noktalar başkalarına göre ayrıntı değildir ama en azından kendi adıma öyle.
Derste ilk değindiğimiz konu görünüş ve öz ayrımı idi. Kendi adıma bazı zamanlar birşeyin özünü yitirip aslında konuyla pek alakalı olmayan yerlerde uğraşıp durduğum olmuştur. Bunun en önemli sebeplerinden biri de o konuya önyargıyla yaklaşmam galiba. Bu derste de ön yargının konunun özünü kavramada bize ne kadar büyük bir engel olduğunu sanırım bir nebze de olsun anladım.
İlk oyunumuz olan sırta yazma oyununa geldiğimizde ise, gördük ki kendi düşünce yapımız ve kendi algılarımızla yorumlayıp ortaya çıkardığımız bir ürünü başka birine herhangi birsekilde aktarmaya çalıştığımızda o kişinin aktardığımız ürünü çok farklı algılayabilir . O yüzden birisine birşey aktarmanın aslında o kadar da kolay olmadığını ve aktaracağımız seyin doğru aktarılabilmasi için karşımızdaki kişinin algılama özelliklerinin bizden farkılı olduğunu akılda tutup ona göre bir aktarma yöntemi seçmemiz gerektiğini öğrendim.
Deneyim nedir oyununda da başkalarının düşüncelerinin kısa zamanda anlaşılıp diğer insanlara doğru şekilde aktarılmasının pek mümkün olmadığını gördük. Ayrıca kendi fikirlerimizi aktarırken daha çok düşünüp daha dikkatli hareket ettiğimizi ama başkalarının fikirlerini aktartırken çok daha rahat olduğumuzu farkettik.
Vampirden ve yerden yüksek oyununda pek bişey anladığım söylenemez. Ama eğlenceliydi. Hocam böyle oyunların devamını bekliyoruzJ
Derste dikkatimi çeken bir nokta ise, bu derse katılım hakikaten fazla. Yani biz öğrenciler olarak dersteki bir konuyla ilgili fikirlerimizi hocamızla ve diğer arkadaşlarla paylaşmak istiyoruz. Hocamız da mümkün oluğunca daha çok kişiye söz hakkı vermek istiyor ama baktı konu çok uzuyacak son iki kişi diyerek tartışmayı sonlandırmaya çalışıyor ama o son iki kişi son iki kişi olmuyor , beş kişi daha konuşuyor, sonra söylemesem çatlarım diyenler konuşuyor. Tabiki herkesin düşüncesini almak önemli ama tartışılan konu yeterince amacına ulaşmışsa bence o noktada tartışmayı sonladırılır ve diğer konuya geçilebilir, çünkü tartışma uzadıkça sıkılanlar da oluyor ki bunlardan biri de benim. Tabi bu noktada söz hakkı isteyipte alamayanların dersle ilgili motivasyonu nasıl değisir onu tahmin edemiyorum. Ama zaten bu derse de bunları öğrenmek için gelmedik mi?